BAKIŞ REKLAM MEDYA
  • 12 Ocak 2020, Pazar 11:14
FizyoterapistBaşak AYYILDIZ

Fizyoterapist Başak AYYILDIZ

Omuzdaki kas yırtığından korkmayın!

Kapıdan bir hayli telaşlı biri içeri girdiğinde telaşının sebebini anlamakta güçlük çekmiştim. Kolunu kaldırmıyor hatta sanki yıllar önce felç geçirmiş ve hiçbir terapi almamış gibi tutuyordu. Oturtup hikayesini dinlemeye başlayınca, “kolunda yırtık olduğunu, kaldırırsa hatta oynatırsa daha çok yırtılacağını düşündüğünü” söyledi. Zaten çok ağrısının olduğunu, en ufak bir harekette daha çok ağrıdığını ve bu yüzden ağrı hissettiğinden beri hiç kolunu kaldırmadığını da ekledi. Fizyoterapiden çok korktuğunu ama ağrısı artınca mecburen geldiğini anlattı. Zamanla bu vakaya benzer hasta sayısı çoğalmaya başladı. Hastaların korktuğu bu durum hakkındaki doğru bilinen yanlışları yapılan çalışmalarla birlikte inceleyelim.

“Kolumu hareket ettirirsem ağrım artar.”

Omuzdaki kas yırtılmalarında, en önemli prensiplerden biri doku hareketliliğinin devam etmesi yani uygun egzersizdir. Egzersiz, sadece kas yırtıklarını tedavi etmekle kalmaz, ağrıya sebep olan fiziksel problemlerin de düzelmesini sağlar. Böylece günlük hareketlerde oluşacak ağrıların düzenlenmesinde etkili olur.(1)

“Kolumu hareket ettirirsem daha çok yırtılır.”

Egzersiz, kolun hareket ettirilmesini gerektiren günlük aktivitelerde hastanın korkusunu azaltmak için terapötik bir etki sağlar. Yapısal olarak hasar görmüş omuz kaslarına ve tendonlarına yeniden hareket becerisi kazandırır. Ayrıca tendonlara kontrollü yüklenmenin, doku tamiri ve dokunun yeniden yapılanmasını tetiklediği çalışmalarla gösterilmiştir.(1)

“Tedavide yapılan fizyoterapi teknikleri yeterli, egzersiz yapmama gerek yok.”

Yapılan çalışmalarda egzersiz yapmadan düzenli fizik tedaviye giden hastalarla, egzersiz yaparak gidenler karşılaştırılmıştır. Elektroterapi uygulamaları ile birlikte egzersiz yapanların daha hızlı ve daha fazla iyileştiği gösterilmiştir. Ayrıca tedavinin etkisinin egzersizle daha uzun sürdüğü ve tekrarlama olasılığının da azaldığı belirtilmiştir.(1)

“Dinlendirirsem kolum iyileşir, fizyoterapiye gerek yok.”

Fizyoterapi teknikleri uygulanan ve egzersiz yapan insanların ağrısının azaldığı, hareket fonksiyonlarının iyileştiği, yaşam kalitesinin arttığı ve tedavinin daha etkili olduğu belirtilmiştir.(6)

“Ameliyat olmadan omzum düzelmez.”

Omuz yırtıklarında fizyoterapi ilk tedavi yöntemi olarak kullanılmalıdır. Tek başına cerrahi geçirmek daha etkili değildir. Ayrıca ameliyat kadar riski olmadığı için ilk önce fizyoterapi denenmelidir.(3)

Cerrahiye karar verilen bazı hastalara ameliyat öncesi fizyoterapi programı uygulandığında çoğunda ameliyata gerek kalmadığı görülmüştür. Ayrıca bazı kas gruplarının ameliyattan sonraki durumu ile sadece fizyoterapi uygulandıktan sonraki durumu kıyaslandığında fizyoterapi daha etkili bulunmuştur. (1)

Bir diğer çalışmada ise tamir edilemeyen yırtığı olan hastalarda egzersizin önemi vurgulanmıştır. Beş ay süren egzersiz programının ardından yırtığı olan hastaların ağrısı azalmış, yaşam kalitesi ve hareket kabiliyetlerinde artış görülmüştür.(2)

“Ameliyat oldum, fizik tedavi almama gerek yok.”

Fizyoterapi, erken dönemde ameliyatla yapılan onarımı korumaya yardımcı olur, ameliyat sonrası eklem sertliğini ve ağrıyı azaltır, hareketleri iyileştirir. Ancak ameliyat sonrası bazı hareketler sınırlandırılmalı ve nazik, yavaş bir ilerleme uygulanmalıdır. Bu konuda uygun değerlendirmeyi ve rehberliği yapabilecek bilgili fizyoterapistlerle çalışmak çok önemlidir.(5)

 

“Ameliyat oldum fizik tedaviye hemen başlayamam.”

Konu ile ilgili bir derlemede incelenen 6 makalede, ameliyattan sonra erken ve geç rehabilitasyonun sonuçları karşılaştırılmıştır. Erken rehabilitasyon ile ilk 3-6 ay içinde ağrıda azalma, omuz eklem hareket açıklığında artma, kol fonksiyonlarında iyileşme gözlenmiştir.(4)

Ancak rehabilitasyonun fizyoterapistler tarafından yapılması, uygun yüklenmeler ve doğru egzersiz çok önemlidir. Aksi takdirde omuz kaslarındaki yırtığın tekrarlanma olasılığı vardır.

Doğru bilgi için fizyoterapistiniz burada!

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık