• 27 Şubat 2019, Çarşamba 16:21
DYT. AbdurrahmanGÜLTEKİNOĞLU

DYT. Abdurrahman GÜLTEKİNOĞLU

YENİDEN BAŞLAYABİLMELİYİZ

Her gün biraz daha acıyor içimiz. Bakınca, görünce, duyunca, hissedince acıyor işte. Daha önceki yazılarımı okuyan arkadaşlarım bilirler gördüklerimi yazarım. İçim yanarsa yazarım. Mutlu olursam yazarım. Görünce yazarım. Yalnız kalabilirsem yazarım.  Ama en çokta sıkılınca ve anlatamayınca yazarım. Bir kişiye anlatamadığımı herkesle paylaşırım. Bende sırlarımdan, fikirlerimden, dertlerimden böyle intikam alırım.  Şimdi bana yine gün doğdu. Kendimden intikam alma vakti.

     Dostlarım bilir. Ben sabah dokuz akşam dokuz çalışan biriyim. Yine bir akşam antrenmanlarımı bitirdim ve yorgun yorgun eve gittim. Hepimiz biliriz ve görürüz ki; bu dönemde çocukların çizgi filmine, tabletlerine ve bizden ele gasbettikleri akıllı telefonlarına kimse dokunamaz. Ama benim kızım müstesna. Gizli, yazılı olmayan bir antlaşmamız var bizim. O gece yine 5 yaşındaki kızım bana kumandayı uzattı. Al baba sıra sende dedi.

 Ona baktım uzun uzun. Uzattığı kumandaya baktım. Kızım dedim artık sıra hep sende.

Bana baktı, beni üzdüğünü bu yüzden kumandayı elinden almadığımı sandı. Açıklama yapma gereği duydum. Bak kızım dedim benim sıramda aynı şeyler var. Biiiirrrr, Fırat kalkanı operasyonu 40. gününde. İkiiii fetö-pdy örgütü mensubu bilmem kaç vatan haini yakalandı. Üüüççççç pkk’ya operasyon. Dööörrtttt, 3. sayfa haberi, onu da ben izlemem.  Bana anlamsız anlamsız baktı önce. Sonra gözlerinin içi parladı. Bugünün çocuklarının genel sorduğu soruyu sordu. Yani baba Türkiye kazandı mı? Baktım uzun uzun mahsum yüzüne, içimden keşke dedim. Yüzüne de evet dedim. Yani çizgi film izleyeyim mi dedi. Yarım saatin var dedim. Mutlu oldu. O gün haberlerde bu çocuk kadar beni mutlu edebileceğine inandığım bir haber olsaydı keşke de kızıma evet sıra bende diyebilseydim. Yok işte. Keşke olsa.

 

   Biz bunaldık. Ölümlerden, savaşlardan, darbelerden, çirkinliklerden kısacası bir sürü olumsuzluklarla bunalttılar bizi. Korktuk mu? Hayır. Korku bu millete uzak bir durum artık. Bu millete çarşıda bomba patlatılacak deniyor, millet kürsülerini kapının önüne koyup tavla oynarken ölümü bekliyor. Darbe olacak deniyor, kazma kürekle topa tüfeğe karşı artistlik yapıyor. Terör mü? Oda ne? Güvenlikli bölgede mangal yakıyor. Korkan millet yapar mı bunları? Belki de yapar. Ama bence yapmaz.

 

  Biz vazgeçtik mi?

  Evet gerçekten vazgeçtik. Hayatımızdan, mutluluğumuzdan, hayallerimizden, insanca yaşamaktan kısacası her şeyden vazgeçtik. Ama işte. Bu işin Ama sı var ya. Her şey bu Ama da gizli. Ama GELECEĞİMİZDEN VE İMANIMIZDAN asla vazgeçmedik. Hani onlar istemesede Allah nurunu tamamlayacak ayeti var ya. İşte o ayet bizim genetik şifremiz olmuş. ‘’Allah’ın nuru tamamlanınca bende içinde olmalıyım, karşısında değil’’ fikri iliklerimize kadar işlemiş. 

Bu bizi bunaltmaya, vazgeçirmeye, korkutmaya çalışan herkesin önüne geçiyor.

 

  Eski yazılarımı okuyanlar bilirler ki yurtdışına gittiğimde gurbetçileri mutlaka bulur sohbet ederim. Geçen ay İrlanda’da bir Adıyaman’lı birde Afyon’lu  ile tanıştım. Biri tarikat ehli diğeri ise dünya ehli idi. Türkiye de olsa hayatta bir araya gelmezler. Ama ora gurbet işte. Onları kardeşten öte yapmıştı. Dedim ki;  ehli tarik olana. Kardeş dönüş ne zaman. Dedi ki ne dönüşü Müslüman. Bu huzur bırakılıp dönülür mü? Ehli dünyaya sordum. Abi sen? Dedi ki burada ölürüm galiba. Sonra biraz sohbet ettik. Sağ olsunlar otelimize kadar eşlik ettiler.  Gece uzun uzun düşündüm. Çok acıdım başta onlara. Hayatlarında mücadele denen bir şey kalmamış. Bunlar ne için yaşıyor dedim kendi kendime. Düşündüm böyle işte. Uzun uzun. Sonra birden durdum. Yahu kendimize mi acımalıyız? Adam İrlanda’da ibadetimi zikrimi her gün yapıyorum diyor. Ben ise ortaokulda Müslüman bir ülkede namaz kıldığı için dayak yemişim. Başörtüsü meselesinden dünya kadar jop yemişim. Kürtçe kaset yüzünden tokat yemişim. Halkımın seçtiği parti 14 yıldır iktidar ama ona hala darbe yapılabiliyor. Diğeri ise çocukları ile mutlu. Bomba korkusu,mermi korkusu, eylem korkusu olmadan huzurlu. Ben ise bu gece çıkmayalım diyorum çocuklarıma.Çünkü bir olay olabilir, size zarar gelebilir diyorum çoğu zaman. Eee kendime mi acıyayım onlara mı? Baktım çıkamayacam işin içinden. Dedimki; yat Ömer sabah maç var. Tabi yat yatabilirsen.

 

 Yahu şimdi diyorum ki; yeniden başlayalım. Hayatımıza bir çizik atalım. Tabi benim gibi bunalan, sıkılan, korkan ve vazgeçenler için diyorum. Hadi bir daha deneyelim. Uhutta Müslümanlar yenik düşmüştü. Peygamberimizin şehit oldu haberi Müslümanları dağıtmıştı. Üzerine bir ayet gelmişti. ‘’Peygamber ölürse gerisin gerimi gideceksiniz’’.  İşte gerisin geri gitmeyecez diyelim. Çünkü biz gerçekten başarırız. Bunca şeye rağmen yıkılmamışsa bu millet. Gerçekten başarır. Hayatın hangi alanında olursa olsun hep illeri gidelim. Unutmayalım iki günümüz denkse ziyandayız. El ele verme vakti. Dünya da ahiret de en çok bize yakışır diyorum. 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık