BAKIŞ REKLAM MEDYA
  • 13 Mart 2020, Cuma 20:39
FettahYEŞİLYAPRAK

Fettah YEŞİLYAPRAK

Değerler Siyaseti mi, Çıkarlar Siyaseti mi?

Muktedir Menfaat, Siyasetçi Avcıları

Selam Gazete13 okurları, bu haftaki köşe yazımda çoktan dokunmadığım yada belki biraz olsun ilimiz siyasetinde yeni bir sayfa açılır, insanlar tamam işte beklenen değişim oldu, yapılan değişiklikler tam toplumun isteğine göre yapıldı diye konuşulmasını isterdim. Ancak Sayın Cumhurbaşkanının son bir iki seçimde sözünü ettiği metal yorgunluk anlaşılan ilimize pekte uğramış değil maşallah bizim siyasiler hepsi bir birinden dinç ve hepsi birbirinden daha çalışkan…!

Son dönemler de bazı ilçelerimizde yapılan kongrelerde her ne hikmetse yine aynı simalar, aynı güruh ve aynı şahıslarla siyasete devam kararı aldılar, bütün olumsuzluklara rağmen bir takım dayatmalarla önümüzdeki seçimlere yine aynı şekilde yollarına devam edecekleri çok aşikar.

Evet, haziran 2019 seçimlerinde vatandaşlara verilen sözler ne oldu acaba demekten de kendimi alıkoyamıyorum, ha sadece ben değil bir memlekette bir tek ben değilim bunu söyleyen yani yeni bir oluşumu bekleyen bir takım insanlar.

Çünkü İktidardaki AK PARTİ’nin İl ve ilçe Başkanı olmak öyle kolay iş değil.

Bitlis siyaseti dedikodu, ayak oyunları ve entrikalarla dolu.

Her dönemin iktidarlarının hemen yanına geçen ‘siyasetçi avcıları’ dedikodu kazanlarını kaynatıyorlar.

O nedenle il ve ilçe başkanları olacak kişi dikkatli olmalı, gardını çok iyi almalı, kendi geçmişinin kritiğini iyi yapmalı, denetim mekanizmasını düzgün çalıştırmalı, neredeyse af edersiniz wc  ihalelerine kadar düşen çıkarlar siyasetini sürdürecek bayağılıktan ve çukurdan artık kurtulmalıdır.

Unutmamak gerekir ki; İktidar Partisinin temsilcisi konumundaki bu makamın sorumluluğu büyüktür.

Bizim içinde bulunduğumuz toplumda büyüklerimizle yapmış olduğumuz birçok sohbette kulağımıza küpe olacak çok güzel sözlerle kendi hayatımıza yön vermeye çalıştık. Ve bu büyüklerimiz hep şunu derdi, Tarih boyunca siyaset ya Rahmani veya Şeytani şekilde yapılmıştır diye…

Ya Değerler için siyaset veya Çıkarlar için siyaset.

Birincisi toplumsal ve ulvi değerlere hizmet için yapılır.

İkincisi ise bireysel çıkarcı, yağmacı süfli zihniyetle yapılır.

Değerler siyasetinde; muhasebe, murakabe ile yaptıklarını ve yapacaklarını denetleyen hesaba çeken, hizmet etme ahlakı ve erdemini taşıyan bir anlayış vardır.

Çıkarlar siyasetinde ise, tüm yüksek değerler ve erdemler göz ardı edilir, bireysel çıkarlar, akraba, yandaş ve gurup çıkarları öne çıkarılır ve kamu malı ve değerleri yağmalanır.

Kamu vicdanına ve halkın sesine kulak verirsek şehir siyasetinin Değerler siyaseti mi veya Çıkarlar siyaseti mi olduğunu çok rahat bir şekilde ayırt edebiliriz.

Şehirdeki kamu vicdanının sesine kulaklarınızı açarsanız mevcut düzeni çok rahat anlarsınız...

Şehrin dört bir yanını gezip dolaşarak, olanı, biteni kolaçan ederek, konuşulanları dinleyerek, şehrin yorumunu dikkatlice okumak yeterli olacaktır. Camlı veya saydam köşklerde oturarak bunu anlayamayız, ‘Siyasetçi Avcıları’nın oyuncağı oluruz.

Bir de başka türlü siyaset yapma var. Bu daha çok kişisel zaaflarını aşamamış, hırs, kin, nefret, hased vb duyguların hakim olduğu yerel ve bölgesel siyaset. Aşk, sevgi, merhamet, şefkat ve sabırla hayırlarda yarışmak yerine kavga, kargaşa, intikam, üstün gelme, baskı, gerginlik gibi tamda ‘siyaset avcıları’nın ‘çıkarlar siyasetçileri’nin aradığı, oluşturmaya çalıştığı siyaset biçimi. Oysa dünya siyaset tarihi hırs ve kinleri nedeniyle kaybedenlerin tarihidir.

Şimdi seçimlerde vatandaşlara verilen sözleri tekrar şöyle bir hatırlarsak seçimden hemen sonra  yeni bir yönetim tablosunu bekleyen insanlara  tekrar tarihi geçmiş ve bayatlamış, işlevini yetirmiş ve il siyasetine çok ciddi bedeller ödetecek eski oluşumu tekrar pişirip servis yapmanın vatandaşın aklıyla düpedüz alay etmektir diye düşünüyorum. Şimdi yeniden oluşturan bu fotoğraf şehrin kamu vicdanında neyi çağrıştırıyor. Yukarıda anlatmaya çalıştığımız siyaset biçiminde hangisiyle örtüşüyor. Şehrin sesine kulak verin, halkın ahvaline bir göz atın. Tanıklık ettiklerinizi ölçün, biçin, tartın, değerlendirin Allah aşkına.

Bakın bakalım, yaşadığınız şehirde neler değişmiş, neler değişmemiş. Dünkü kafa ile bu şehir bizi ne kadar taşır?

Yapılan ve yapılacak tercihler ne kadar doğru, ne ölçüde gerekli?

Elbette Karar sizin…

Rahmani değerlerle toplum ve değer siyaseti yapan İl Başkanı ve ekibi, şehrin değerlerini artırır, kamu vicdanını rahatlatır.

Kişisel çıkarlar peşinde koşmayan, ‘Siyasetçi ve Çıkarlar Avcıları’nın ağına takılmayan, inandığı değerler konusunda taviz vermeyen, zayıf insanların haset, hırs, kin, intikam gibi kötü duygu ve davranışlarını sergilemeyen, geçmişle ve kişilerle hesaplaşmayı değil de kendi yanlışlarıyla hesaplaşma erdemine yükselmeyi bilen bir başkan şehre ve bu şehrin siyasetine çok yararlar sağlar.

Tersi durumu düşünemiyorum. Çünkü aksi halde şehre, şehrin kamu vicdanına ve siyasete verilecek zararı, Bitlis siyasetinin düşeceği durumu düşünmek bile istemiyorum. Bu Aziz Bitlisliler olduğu müddetçe, Bu aziz milletin iline olan sevgisini gördükçe, Bitlis’te her zaman gerekli yansımayı bulacağına inancım tamdır. Ancak kimsenin iktidarın kredisini böyle hoyratça harcama hakkı yoktur, olmamalıdır. Bitlis şehri ve halkı zaman kaybetse de kendisini toparlayacaktır. Ancak siyaseti kirletenler bu şehirde, bu şehrin sokaklarında, evlerinde, mahallelerinde, köylerinde her zaman nefretle, lanetle anılacaktır. Kazanmakta kaybetmekte hepsi elimizdedir. İpin ucunu baştan kaçıran, hem kendine hem şehre geriye dönülmez zararlar verir, verir ki biz bunun örneğini geçmişte çok gördük ve yaşadık.

Kamu vicdanına göre il ve ilçe başkanlarının görevi;

Yağmacıların önünde yağmalamak değil, yağmanın yanlışın önüne geçmek, milletin malını korumaktır. Yerini makamını kullanarak milletin malını çalanların akıbetleri ne haldedir bakılırsa görülür. Yoksa Milletvekillerine, belediye başkanlarına kurum amirlerine ayar çekmeye çalışmak partiyi ve teşkilatı temsil eden il başkanının ne görevidir, nede yetki alanıdır. İl Başkanına sorulacak olan parti teşkilatının il ve ilçelerde doğru düzgün temsiliyeti ve üye sayısının yükseltilmesidir. Herkes işini ve görevini haddini aşmadan yapmalıdır.

Muktedir olmak değerler hizmeti yapmak için bir fırsattır.

Bunu ispatlamak, uygulamak partiyi temsil eden başkanının boynunun borcudur.

Cesaretini ortaya koyamaz, kendini yenileyemez, eskide kalır, kin, nefret ve intikam peşinde koşar ya da sadece hobi için siyaset ederse büyük sorumluluğun ve vebalin altında kalır.

Önümüzdeki siyaset süreci yeni seçimlere doğru yol almaktadır.

Seçilecek olan temsilcileri daha zor daha güç bir süreç beklemektedir.

Çünkü muhalefet işini şansa bırakmayacak boş durmayacaktır. Sürekli kullanabileceği kanıtları delilleri toplamanın peşindedir.

Yeniden aynı göreve seçilen ve kendince güya güven tazelemiş olan başkanlar acaba vatandaşın gözünde de gönlünde de güven tazelemişler midir bunu özellikle kendilerine sormak gerekir. Yeniden yetki verilmiş olan bu başkanların kendilerince roller biçmemeli hadlerini de görev alanlarını da iyi bilmeliler, tartışma ve kaos ortamı oluşturmamalıdırlar. Çünkü il genelinde herkes kimin çıkarcı ve kimin kavgacı bir siyasetçi olduğunu gayet iyi bilir. O nedenle iş ciddidir.

Yeniden güven tazeleyen başkanların, yolları, inşaatları, devlet malzeme ofisinden yapılan alışverişleri kimin hangi firmaların yaptığını değil de doğru yapılıp yapılmadığını, usule, adalete uygun olup olmadığını takip etmelidir. Fırsat bu fırsat deyip, ihale işbirlikçilerinden, adam kayırmacılından,  uzak durmalıdırlar. Çünkü dostluklar baki olsa da siyaset görecelidir. Bizden söylemesi.

Tüm yanlışlıkları ve varsa yolsuzluk ve usulsüzlükleri takip etmek bizim de boynumuzun borcudur. Aynı zamanda doğru işleri yapanların arkasında durmak da boynumuzun borcudur.

Baştan itibaren yazdıklarımda doğru olanları yapmak erdemlilik olmasının yanında görevimizdir de.

Siyaset kamu görevi yapma yeridir. Egolarımızı tatmin etme, bir takım kişilere haddini bildirme, büyüklenme ve böbürlenme yeri değildir. Ayrıca kendinde olmayan meziyet ve yetkileri varmış gibi göstererek halka tepeden bakma yeri de hiç değildir. Her şey yok olacaktır, Baki olan Allahtır.

Yerel siyasette yapılan ya da yapılamayan icraatlara yönelik bilgi paylaşımı sağlanmalı gerekli tedbirler alınmalı çalışmalar yapılmalıdır.

Verilen sözlerin yerine getirilmesi insan olmanın gereğidir.

Siyaset bazen beynimizi çatlatırcasına sancılıdır, kafa yorucudur.

Öyleyse yorulacağız, yüklendiğimiz sorumlukları yerini getireceğiz ki milletin teveccühünü hak edelim.

Önceliğimiz ve sonsuz davamız değerlerimizle yaşamak değerlerimiz için yaşamak, değerlerimizi siyasetimizle yaşama geçirmektir.

Mesele ciddidir vesselam. Haftaya toparlayabilirsek imarla ilgili köşe yazımda  Tekrar görüşmek ümidiyle hoşçakalın….


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık