BAKIŞ REKLAM MEDYA
  • 02 Haziran 2020, Salı 2:05
FizyoterapistBaşak AYYILDIZ

Fizyoterapist Başak AYYILDIZ

HER YERİM AĞRIYOR!

Yeteri kadar uyuduğunuz halde sabahları yorgun argın kalkıyor ve kendinizi hiç dinlenmemiş hissediyorsunuz.

Baştan aşağı her yanınız ağrıyor…

Üç aydan uzun süren kas ağrılarınız, halsizlik, odaklanmada güçlük, depresif duygu durumu, ağrılı bölgelerde hassasiyet ve uyku bozukluğu gibi şikayetleriniz hız kesmeden devam ediyor.

Yakın çevreniz, yaşadığınız ağrıları abartılı buluyor; aslında benzer ağrıları kendilerinin de çektiğini söyleyerek çoğunlukla sizin yaşadığınız bu durumu geçiştiriyor. Vücudunuza yerleşen bu ağrılar için çözüm yolu arıyor, kurtulmak istiyorsunuz. Bu süreçte birçok doktora gittiniz ve sonuç olarak ”Fibromiyalji” tanısı konuldu.

Türkiye’de her yıl yaklaşık olarak 100.000 kişiye fibromiyalji tanısı konuluyor. Ancak şunu gözden kaçırmamakta fayda var; fibromiyalji yaygın ağrı, uyku bozukluğu, yorgunluk, kaygı ve depresyon sebebiyle kişinin günlük yaşamını sekteye uğratan bir durumdur ve doğası gereği diğer olası hastalıklar elendiğinde konulan bir tanıdır.

Fibromiyalji, kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ve iş gücü kaybına yol açan fonksiyonel somatik sendromlar grubunda yer almaktadır. Bu grupta tanımlanan durumlar, benzer ve çoğu zaman çakışan şikayetlerle karşılaşılan, klinik olarak anlaşılamayan ve sınıflandırılamayan hastalıklardır. Anlaşılacağı üzere bu durum, tanı koymayı zorlaştırır ve yanlış tanı alma olasılığını arttırır.

Fibromiyaljinin sebepleri hala tam olarak anlaşılamamış olmakla beraber, ağrı mekanizmalarının daha iyi anlaşılmaya başlanması, merkezi sinir sistemi ile ilişkili olduğuna dair kanıtlar ortaya koymuştur. Basitçe; fibromiyalji şikayetleri olan kişilerde, beyindeki ağrıyı işleyen merkezler arasındaki bağlantıların arttığı ve ağrıyı baskılayan alanlardaki sinyallerin azaldığı gözlemlenmiştir. Bu durum, normalde ağrılı olmayan bir durumun bu kişiler için ağrı oluşturan bir uyaran olmasına sebep olur.

Evet, buraya kadar yazılanlar oldukça umut kırıcı görünmekler beraber neyse ki multidisipliner ve biyopsikososyal yaklaşımların, pozitif psikolojinin, insanı bir bütün olarak ele alan ve sorundan ziyade çözüme odaklanan sağlık personellerinin çoğalmaya başladığı bir dönemde yaşıyoruz.

İnsan, beden-zihin-ruh bütün bir varlık. Özellikle kronik şikayetlerde sadece bir açıdan ele almak işe yaramıyor ve artık bilimsel çalışmalar da bunu gösteriyor. Ağrı söz konusu olduğunda hayat hikayemiz, inançlarımız, içinde yetiştiğimiz toplum ve kültür, stresle baş etme yollarımız, stresi nasıl tanımladığımız büyük rol oynuyor.

Bu sebeple öncelikle yukarıda belirttiğimiz kronik şikayetleriniz varsa ve bir sebep bulunamadıysa – biliyorum çok zor insan ne olduğunu bilmek istiyor- ama tanı peşinde koşmayın çünkü bunun durumunuza olumlu bir katkısı olmayacak.

Bunun yerine kendiniz için ne yapabilirsiniz?

Öncelikle pozitif yaklaşıma sahip sağlık çalışanlarına yönelmek, hayatınızı kolaylaştıracaktır. Sizi ciddiye almayan ya da size felaket senaryoları yazan kişiler yerine; size inanan, sizi anlamasa dahi ciddiye alan, size destek olan, sizin için çözüm üretmeye çalışan sağlık personelleri ile beraber yürümenizde fayda olacaktır. Bu bir hekim, fizyoterapist, diyetisyen, psikolog olabilir.

NELER YAPILABİLİR?

  • Hastalık hakkında doğru bilgilendirilme ve eğitim çok önemlidir. Ancak bunu internetten değil, güvenilir ve sizi takip eden bir sağlık çalışanından almak, büyük fark yaratacak. Bunu yukarıda bir nebze yaptığımızı umuyorum.
  • Stres ile başa çıkma yöntemlerini öğrenmek, beslenme, hareket alışkanlığı ve uyku düzeni ile yaşam tarzında değişiklikler; kronik hastalıklar ile baş etmek için elimizdeki en kuvvetli araçlardır.
  • Yoga ve farkındalık çalışmalarına katılan fibromiyaljili kadınlarda ağrı, yorgunluk ve duygu durumu üzerinde belirgin şekilde iyileşmeler görülmüştür. Fizyoterapist eşliğinde gevşeme egzersizlerini de içeren pilates ve yoga programı; beden farkındalığını arttırmak, gevşemek, duygu durumunu düzeltmek ve ağrı kontrolünü sağlamak açısından çok değerli olacaktır.
  • Fibromiyaljili hastalarda özellikle ağrılardan dolayı fiziksel performans kapasitesi azalmıştır. Bu nedenle egzersize direnç gösterirler ve çoğu sedanter (az hareket eden) olarak yaşarlar. Yapılan çalışmalar ise bu durumu tersine çevirecek ve yaşam kalitesini arttıracak yöntemin, egzersiz yapmak olduğunu vurgulamaktadır. Egzersizin fibromiyaljili bireylerde ağrı, fiziksel fonksiyonlar ve kardiovasküler problemlerde iyileşme sağladığı kanıtlanmıştır.
  • Fibromiyaljide, özellikle aerobik tipteki egzersizlerin ağrı üzerine olumlu etkisi olduğu gözlemlenmiştir. Aerobik egzersizler kalp hızını arttıran, düşük yoğunluklu ancak sürekli yapılabilecek egzersizlerdir. Belli bir süre ve belli bir tempoda yapılması gerekir. Bu egzersizler; tempolu yürüme-koşma, bisiklet kullanma, yüzme-su içi egzersizler ve dans olabilir.

Yukarıda bahsedilenleri bir fizyoterapist ile beraber yapmanızda fayda var çünkü hekimlerden sonra kronik ağrılı kişilerle en yakın çalışan sağlık personeli, fizyoterapistlerdir.

 

Unutmayın!

Başarılı bir tedavi ekibinin en önemli üyesi, tedavi programını sürdürebilen, kararlı ve iyileşmeye inancı olan bir hastadır.

Başarılı bir ekiple size eşlik etmek için, Fizyoterapistiniz burada!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık